Etiketler
Yatak..
28 Cumartesi Oca 2012
Posted in Aşk
28 Cumartesi Oca 2012
Posted in Aşk
Etiketler
24 Salı Oca 2012
Posted in Aşk
14 Cumartesi Oca 2012
Posted in Aşk
05 Perşembe Oca 2012
Posted in Aşk
Etiketler
30 Cuma Ara 2011
Etiketler
29 Perşembe Ara 2011
Posted in Benden
Etiketler
26 Pazartesi Ara 2011
Posted in Benden
Etiketler
Bu bakışlar ne zaman beni güldürecek sevgilim..
24 Cumartesi Ara 2011
Etiketler
22 Perşembe Ara 2011
Posted in Aşk
Etiketler
05 Cumartesi Haz 2010
Posted in Benden
Etiketler
Kendi kendime atmışım zamanında bir yazı. Neden sakladım onuda bilmiyorum ama çok beğendim. 2006 yılının Yaz aylarında beğenmişim aşağıdaki yazıyı…
Bugun oldugu gibi yarin da, yarindan sonra da, Ondan sonraki gunlerde de gozlerimdeki yerinin degismeyecegine…
Seni bir omur sevecegime…
Kelebeklerin renklerinin insani buyulemesi gibi, yarinimda da hep sevginle yasayacagima…
Her bakisinda okudugun o gozleri her zaman yanimda gorecegine, en yakin dostun, en yakin siradan, en yakin arkadasin olacama
Sikintinin sikintim; uzuntunun uzuntum olacana…
Her kizgin anini sevince donusturecegime…
Her uzgun annda tebessumun geri gelmesi icin elimden geleni yapacagima…
Asla ve asla soguktan ve yanlizliktan olmeyecegine…
Yaninda olmadigim ve varligima ihtiyacin oldugu her anda bir ruzgar olup seni saracama…
Gozumun gozune dedigi her an; sana yeniden asik olup seni bir periye donusturecegime…
Yasam boyu her sabah sana asik olaraka uyanacagima…
Sen uyurken sana bakip, Sen ve Ben icin dualar edecegime…
Hasta oldugun zaman sana corba yapacagima…
Seni asla uzmeyecegime…
Seni kizdirirsam. bunu bilmeden yapacagimdan hemen ozur dileyecegime…
Beni tanidigin gun, benden gordugun neyse, omrunce ayn beni gorecegine...
Sevgimin asla degismeyecegine…
Sevgimin asla azalmayacagina..
Senin herseyin onunde oldugun gerceginin asla deismeyecegine…
Seni asla ihmal etmeyecegime…
Sana yalan soylemeyecegime…
Baskalarinin yanindayken seni asla unutmayacagima…
Elini usul usul, korka korka tuttugum o ilk gundeki ayni heyecani hep yasayacagima..
Bir omr senin elini birakmayacagima…
Bir omur Cani`m olarak kalacagina…
Tum ciceklerde seni gorecegime…
Okyanuslarda seni dalga yapacagima…
Her satirda seni yazacagima…
Seni izleyecegime ve sana seslenecegime…
Hic bir seyin, hicbirzaman senin onune gecemeyecegine…
Her gunun bir oncekinden daha guzel olacagina…
Her anin unutulmazlik zincirine bir yenisini ekleyecegine…
Sana her zaman HAYATIM diyecegime…
Seni sonzukluk kadar cok sevecegime…
Sen, ”SEN” oldugun icin seni sevecegime…
Seni ”Bir omurden de ote” sevecegime…
Seni Seviyorum diyecegime…
28 Perşembe Oca 2010
Posted in Benden
Etiketler
aşk, aşkı memnu, businesweek türkiye, four four two, kurtlar vadisi, national geografic türkiye, ntv bilim, ntv tarih, volkan başaran
Evet aynen başlıkta olduğu gibi delirmek üzereyim. O kadar çok okuyorum ki resmen beynim sulanıyor ancak durduramıyorum bir türlü kendimi. Geçen senelerde sadece internet üzerinde okuduğum yazılarla yetinirken bu sene tam 5 tane derginin abonesiyim. Her ay gelen NTV dergileri, yine aylık gelen nationalgeographic Türkiye ve 4-4-2 ve haftalık gelen businesweek Türkiye..
Futbolsuz yapamıyorum 4-4-2 ondan kaynaklı geliyor. Oldukça başarılı bulduğum bir dergi.. 12 aylık üyelik bedeli 45 lira. Her ay dolu dolu futbol okumak isteyenler ve dünya futbolunu yakından taklip etmek için çok hoş yazı ve resimler var. Avrupa’daki 4-4-2 den bir çok alıntı yapıldığı için dergi çok güzel..
Ntv dergileri ise bunca senedir aradığım şeyleri bana veren dergi oldu. Tarih ve Bilimsel konularda kalan eksikliğimi bu kadar kısa sürede bu kadar hızlı geliştireceğini asla düşünmezdim. Okunabilir tarih ve bilim dergisinin senelik maliyeti bu sene 100 lira olmuş. İki dergi 12 ay abonelik 100 lira..Ayda 8 liralık bir bedel. 40 kontör :) Belki de 10 dk lık görüşme bedeli..
Businesweek Türkiye , iş ve ekonomi dergisi. Kampanyayla kayıt oldum. 52 sayı 54 lira. Yani sayısı 1 lira. Her hafta ekonomik veriler ve şirket haberleri alıyor dünyanın ne durumda olduğunu yakından görüyorum.
Ve National Geografic Türkiye. İlk kez mart ayında gelecek. Senelik 70 lira. Çok özel bir albümde hediyesi. 512 sayfalık Fotoğraflar albümü (bu 2 senelik aboneliklere veriliyor)..
Bu kadar reklam yeter :)
Evet bu dergilerin hepsini hemen hemen hergün okuyorum ama yetişemiyorum bir türlü.Okuduklarımı anlamak öğrenmek için o kadar çok zaman harcıyorum ki resmen dünyadan koptum. Televizyon hiç seyretmiyorum. Evet neredeyse hiç. İlk defa geçen hafta Aşkı Memnudan çok söz edilince biraz baktım ve ne yalan konuşayım oldukça başarılı buldum. Kurtlar vadisine de 30 dk takılmıştım 3 hafta önce ama çok amatör geldi nasıl seyreder demişlerdim. Ancak Aşkı Memnu için aynı şeyleri söylemeyeceğim. Karaktersiz dolu bir film ama hangimizde karakter çok ki :)
Annem dergilerimden oldukça rahatsız bunları nereye sığdıracaksın diyor ama ne bileyim seviyorum artık onları. Sanırım bir ömür taşırım yanımda.
Bu aralar biraz canım sıkkın, konsantre sorunu yaşasam da durmak yok yola devam :D
31 Perşembe Ara 2009
Etiketler
yeni yıla girerken bu seneninde aynı olacağını düşünenlerdendim ne yalan konuşayım. her sene aynı muhabbetler, aynı şans dilekleri ve aynı sıkıcılıktaki yılbaşı akşamları. düşünsenize benim gibi sakin ve evini seven bir adam. ne dışarda eğlenmeyi seviyorum ne yüksek müzikten hoşlanıyorum. yeni yıl deyince sevdiğin insanlarla, ailen olabilir, kız arkadaşın olabilir , arkadaşın olabilir onlarla huzurlu müzikler eşliğinde yemek içmek benim ilk aklıma gelenler. bide televizyon o gün iyi olursa, muhabbetler daha bir güzel oluyor..
tüm bunları düşünürken kralkartal.net sitemizde YILBAŞI ÇEKİLİŞİ yapalım dedi küçük batuhan bize. valla yaşı küçük felan ama hepimizden daha atılgan, ilerde bu çocuk iş yapar hem forumlarda hem çevresinde demeden geçmeyeyim. banada ceren çıktı şansmıdır oyunmudur bilmiyorum..daha doğrusu ben ona çıktım. adet yerini bulsun diye yılbaşı hediyeleri elden değil, kargo ile gönderilecekti ve dün geldiler..neler neler gelmiş bir görseniz. 2010 a girerken 26 yıllık hayatımın belkide en güzel yılbaşı başlangıcını yaşadım emin olabilirsiniz..
Gelin başlayalım neler gelmiş görelim..
Bu kutumuz..Yılbaşı kutumuz kırmızı bir paket içerisinde , çok güzel seçim yapılarak konulmuş. merry christmas yazısını annem 3 kere sordu ve üçündede mutlu yıllar demek anne desemde bugün yine sordu bu kutuda ne yazıyor :) Şaka gibisin anne deyim bari sana buradan..
Kutuyu açtığımda karşımıza çıkan tablo. Bu çok daha özenli hazırlanmıştı ancak ben içini açınca malesef geri koyamadım. kutudan çıkanlardan ziyade gelen kokuya bittim halen kokluyorum emin olabilirsiniz. tek kelimeyle büyüleyici bir koku. içi yine kıpkırmızı bişeyler çıktı. içinin hazırlanışı ceren tarafından mı yapıldı yoksa birisinemi yaptırdı bilmiyorum ama dizayn cidden kusursuzdu..
İşte bir sanat eseri. Çok modern ve harika bir seçilmiş bir seçim. ancak şu dışındaki kolye gibi olan şeyi bir türlü ayarlayamadım , fotoğrafını böyle çektim ama aslında şu an öyle durmuyor evin en güzel köşesinde yerde o kolye gibi şey ve bu heykelcik. kırmızı renk seçimini sevdiğim için bilerek yaptığını yaptığınız yazmış canım, çokta iyi tanırmış beni. kırmızı siyah ve beyaz 3 çok sevdiğim renk. herhangi ikisi yan yane gelince bile çok beğeniyorum. çok hoşuma gitti bu heykelcik en yakın zamanda bunun bir benzerini hediye etmem gerekiyor ama farklı bişey olması lazım tabi..
hehe işte en tatlı hediye. yenilmiş bir ülker sütlü çikolata. ne zaman bozulur bilmiyorum ama yemedim ben ceren :( hep bir hatıra olarak kalsın diye dokunmadım bilmiyorum ne olacak. aynen kutusuna koydum, saklayacağım bozulancaya kadar..
Bu ne diyebilirsiniz, buda canımın çok güzel küçük bir hediyesi.o görmüş olduğunuz küçük poşetin içinde bir tane ÇEYREK MİLLİ PİYANGO BİLETİ VARDI. Rakamlarını yazayım dedim ama sonra uğuru bozulmasın diye yazmaktan vazgeçtim. ilk başta onu görmemiştim onuda Nurdan gördü valla ne yalan konuşayım ama çok şaşırdım. bunada çok sevindim ya :D Amorti bari çıkar inş :D
Buda içine kitap olan paketim.. İlk elime aldığımda alla alla ne kitabı bu diye düşünürken aklıma türlü türlü kitap isimleri geliyordu ama bir türlü konu ile alakalı birşey bulamıyordum ne yalan konuşayım. sonra bir aşk romanı çıktı içinden. bide not düşmüş içine canım "tarzın değil ama.." :) Evet tarzım değil ama senden geldi ilk okuyacağım kitap o olacak emin olabilirsin..İşte o kitap..
çünkü bende seni seviyorum deyip kitap konusunu geçiyorummmm..
İşte paketimizden güzel bir hediye daha. Boxer Beşiktaş. Giymeye kıyamam diye düşünüyorum aslında ama çok beğendim. Beşiktaş boxerim yoktu benim ilk defa oldu, çok güzel bir seçim olmuş , hem aşk, hem beşiktaş, hem ihtiyaç herşey bu L beden boxerda. Çok çok teşekkürler canummmm
Bunlarda paketimizin içinin küçük parçacıkları. Annem ve Alper hemen alıp sağa sola koydular bunları anlamadım ama olsun, bende bilgisayarımın üstüne koydum. Çok güzeller..
Hep slogan olarak Fark Var derim ya ben, işte 2010 girişindede FARK VAR.
Çok mutlu oldum canım tekrar tekrar teşekkür ediyorum. o kitapta kaç kere seni seviyorum yazıyorsa , kitabın sayfası kadar çarpıp bende sana yolluyorum…
Yazımızın sonuna geldik. Eğer o piyango biletinde bişeyler çıkarsa bu yazıyı okuduğunu iddaa eden ilk 100 kişiye 1 er milyar bizden size hediye..
14 Pazartesi Ara 2009
Posted in Genel
Etiketler
Grönland’ın, Illussat kentinin doğusunda eriyen buz tabakasının oluşturduğu ve küçük bir nehri andıran su akıntısı. Grönland, üzerini kaplayan buz tabakasının adeta gözle görülür bir biçimde yavaş yavaş yok olması nedeniyle, küresel ısınmasnın etkilerinin dünyada belkie en net biçimde görüldüğü nadir yer
Yukardaki satıları okuduğum dergiden naklettim sizlere. resimde yokoluştan bahsetsede resmi dergide ilk gördüğümde nedense çok etkilendim. ilk önce bacaklarımı açıp arasından geçen suyu seyretmek istedim, sonra etrafın boşluğunun vermiş olduğu özgürlük duygusunu hissettim. kimse yok koskoca buzların üzerinde. düşünsenize sevgilizle beraber koşuyorsunuz boşluğa..
çok güzel bir fotoğraf karesi..
14 Pazartesi Eyl 2009
Etiketler

Bilmem bilirmisiniz beni en çok sinirlendiren şeylerin biriside arabada, otobüste , vapurda , metroda, tramwayda kitap okuyan tipler..
Ablamızın tipine baksan “ulan dersin bu makyaj yapmaktan 3 satırı zor okur” ama yok öyle değil. Ablam o kadar kişinin arasında, sıkışık giden arabada , sanki dünya umrumda değil havasında kulağında kulaklık, elinde bir kitap (İkide bir kapağını gösterir ayaktaki müşterilere ismi görünsün diye) okuya okuya gider..
Merak ediyorum acaba herkesemi bir garip geliyor bu davranış yoksa bendemi gariplik var. Kendisini modern gösterme çabasının bir uğraşı gibi ancak çok küçülmüyorlarmı? Sesin, kalabalığın ve maksimum gideceğin 10 dk lık yolun bitmesini bekleyip okumak çok mu zor. Yada o kitabı okuyunca arabadaki Uzun boylu yakışıklı erkeklerin dikkatini çok mu çekiyor sanıyorsunuz..